firma adı

Tel : 0 (252) 363 81 63

Tatlandırıcılar Zaralı mı?

2015-11-30 11:23:16
Tatlandırıcılar Zaralı mı?

Tatlandırıcılar sağlığa zararlı mı?

Pekçok kişi, şeker tüketimini azaltmak amacıyla diyet içeceklerini ve tatlandırıcıları kullanmayı tercih ediyor.

Zaman içinde bu ürünlerin güvenli olup olmadığı sorunu gündeme geldi. Peki, tatlandırıcıların sağlığa zararlı olduğuna dair herhangi bir veri var mı?

Aspartam en tanınmış ve hakkında en çok aleyhte yayın yapılmış yapay tatlandırıcılardan. Şekere alternatif olarak aspartik asit ve fenilalanin adlı bir aminoasitten meydana gelen bir yağ asididir. 1996’da yayımlanan bir araştırmada, beyin tümörlerindeki artışın aspartam kullanımına bağlı olabileceği dile getirilmişti. Başka kanser türleriyle bağlantılar kuruldu ve tatlandırıcılarla ilgili korku atmosferi yayıldı. Bunun üzerine ABD Kanser Enstitüsü 2006’da yarım milyon kişiyi kapsayan geniş bir araştırma yaptı. Araştırma sonuçları beyin tümörü, lösemi ya da lenfom ile aspartam kullanımı arasında bir bağlantı kuramadı.

Aynı şekilde Avrupa Gıda Güvenliği Kurumu da eldeki verileri incelediğinde, tavsiye edilen miktarda tüketildiğinde (vücut ağırlığı bakımından kilo başına 40 mg) çocuklar ve hamile kadınlar için bile güvenli olduğu sonucuna vardı.

Dişleri korumak için Aspartam’ın soruna yol açmamasının nedeni, kan dolaşımına girer girmez yan ürünlere dönüşmesidir. Fakat fenilketonüri (PKU) adlı nadir genetik bozukluğu olan insanlar, aspartamın yan ürünlerinden biri olan fenilalanini parçalayamıyor. Bu yüzden onlar için güvenli değil. Tatlandırıcılar üzerinde bu maddenin olduğuna dair uyarı konmasının nedeni de budur.

Ancak bazı tatlandırıcıların yan etkisi de var. Şekersiz ama ksilitol içeren nane şekerlerinden biraz fazla yerseniz ishal olursunuz. Fakat bu diş hekimlerine ümit veren bir madde aynı zamanda. Ksilitol içeren sakız ya da şekerlerin, diş çürümesine neden olan diş plağı asidini etkisiz kıldığı görüldü.

Yeni bir tatlandırıcı türü de stevya bitkisinden elde ediliyor. Paraguay ve Brezilya’da yüzyıllardır tedavi amacıyla kullanılan ve şekerotu olarak bilinen bu bitki şekerden 300 kat daha tatlı olmasına rağmen hiçbir kalori içermiyor. Bitkinin yapraklarından elde edilen stevyol glikozidleri hiç emilmeden vücuttan atılıyor. Birkaç yıl önce ABD ve Avrupa’da stevyanın katkı maddesi olarak gıda ürünlerine konmasına izin verildi.

Avrupa Gıda Güvenliği Kurumu, 2010’da insanlar ve hayvanlar üzerinde yapılan bir araştırmadan yola çıkarak stevyol glikozidlerinin de kansere yol açmadığı ve çocuklar ve hamileler için de güvenli olduğu sonucuna vardı.

Tatlandırıcılar, kilo aldırmadan ve diyabete yol açmadan tatlı isteğini gidermesi nedeniyle gıda sektöründe ümit veren maddeler olarak görülüyor. Fakat bugüne kadar obezite sorununu çözdüğü söylenemez. Araştırmacılar, tatlandırıcıların verdiği tadın vücudu oyuna getirip daha fazla insülin salgılamasına yol açması ve uzun vadede kilo aldırması riskinden dolayı endişeleniyor. Fakat bu şüpheleri doğrulayacak yeterince veri bulunmuyor.

Glikoza karşı duyarlılık

Aslında tatlandırıcıların, yaratılan olumsuz algıyı hak etmedikleri düşünüldüğü bir sırada İsrail’de yapılan bir araştırma pek de öyle olmadığını gösterdi. Araştırmada, aspartam, sakarin ve sukraloz gibi yapay tatlandırıcıların Tip 2 diyabeti önlemek yerine katkıda bulunabileceğine dair veriler bulunduğu belirtiliyor.

Fareler üzerinde yapılan deneylerde, tatlandırıcı verilen farelerde glikoza karşı reaksiyon oluştuğu ve bunun Tip 2 diyabetinde ortaya çıktığı görüldü. Buna tatlandırıcının bağırsaklardaki bakteri florasını değiştirmesinin yol açtığı sanılıyor. Benzer bir deney insanlar üzerinde yapıldığında aynı sonuç alındı.

Fakat tatlandırıcıların insan üzerindeki uzun dönemli etkileri konusunda kesin sonuca varmak için daha fazla araştırmaya ihtiyaç olduğu belirtiliyor.

2013’te sekiz Avrupa ülkesinde 300 bin kişiyi kapsayan bir araştırmada yapay tatlandırıcılarla Tip 2 diyabet arasında bir bağa rastlanmadı.

Bütün bunlardan çıkarılacak sonuç şu olabilir: İyi ya da kötü olarak nitelendirilebilecek bir tek tür tatlandırıcı bulunmuyor. Her biri farklı özelliklere sahip bu maddelerin ayrı ayrı incelenmesi gerekiyor. Bu tartışmalardan yola çıkarak tatlandırıcılı içecekler yerine şekerli içecekleri tercih etmek için erken henüz.